Tüp Bebekte "Büyük Birader" Dönemi. Yapay Zeka ve EmbryoScope ile En İyi Embriyoyu Nasıl Seçiyoruz?

Tüp Bebekte "Büyük Birader" Dönemi. Yapay Zeka ve EmbryoScope ile En İyi Embriyoyu Nasıl Seçiyoruz?

Tüp Bebekte “Büyük Birader” Dönemi: Yapay Zeka ve EmbryoScope ile En İyi Embriyoyu Nasıl Seçiyoruz?

Özet

Geleneksel tüp bebek uygulamalarında embriyolar genellikle günde yalnızca bir kez, kısa süreli olarak değerlendirilir. Bu değerlendirme için inkübatör kapağının açılması ise embriyonun maruz kaldığı ısı, gaz ve nem değişiklikleri nedeniyle “kapı açma etkisi” olarak adlandırılan çevresel bir stres oluşturur.

EmbryoScope (time-lapse) teknolojisi ise bu yaklaşımı kökten değiştirir. Embriyolar inkübatörden hiç çıkarılmadan, 7/24 kesintisiz olarak izlenir ve tüm gelişim süreci kayıt altına alınır. Böylece hem çevresel stres ortadan kaldırılır hem de embriyonun bölünme hızları ve hücresel davranışları çok daha ayrıntılı şekilde değerlendirilir.

2025 yılı itibarıyla bu sisteme entegre edilen Yapay Zeka destekli iDAScore, insan gözünün fark edemeyeceği mikroskobik hücresel desenleri analiz ederek her embriyoya objektif bir kalite skoru verir. Bu sayede embriyo seçimi yalnızca anlık görüntülere değil, tüm gelişim sürecine dayalı bilimsel verilere dayanır.

Bu ileri teknoloji yaklaşımının amacı; en yüksek gebelik potansiyeline sahip embriyoyu seçerek gebelik oranlarını artırmak, aynı zamanda sağlıksız gelişim riskini azaltarak düşük olasılığını en aza indirmektir.


İçindekiler

  1. Klasik İnkübatörler vs. EmbryoScope
  2. ”Kapı Açma Etkisi” ve Embriyo Stresi
  3. Yapay Zeka Embriyoyu Nasıl Seçiyor?
  4. Morfokinetik: Embriyonun Matematiksel Dili
  5. Klinik Sonuçlar
  6. Sıkça Sorulan Sorular

Giriş

30 yıllık meslek hayatımda tüp bebek laboratuvarını hep bir “kara kutu”ya benzetmişimdir. Eskiden yumurtayla spermi bir araya getirir, onları o kutunun içine koyar ve ertesi sabah büyük bir merakla kapağını açıp “Acaba içeride neler oldu?” diye bakardık. Aslında bu durum, 90 dakikalık bir Galatasaray–Fenerbahçe maçının sadece 90. dakikadaki skor tabelasına bakıp, maçın ne kadar çekişmeli geçtiğini anlamaya çalışmaya çok benzerdi.

Bugün ise tablo tamamen değişti. Time-lapse (zaman atlamalı) teknolojisi ve yapay zekâ sayesinde artık o maçın her saniyesini izleyebiliyor; hangi oyuncunun (yani hangi hücrenin) ne zaman, nasıl bir performans sergilediğini detaylı şekilde analiz edebiliyoruz.

Kısacası, artık sadece sonuca bakmıyor; sürecin tamamını görüyoruz. Gelin, bu ileri teknolojilerin sizin eve bir bebekle dönme şansınızı nasıl artırdığını, karmaşık tıbbi terimlere boğulmadan, sade ve anlaşılır bir dille birlikte anlatalım.


Klasik İnkübatörler vs. EmbryoScope

Eski usul, yani geleneksel yöntemlerde embriyologlar embriyonun gelişimini değerlendirebilmek için onu her gün belirli saatlerde inkübatörden çıkarmak zorundaydı. (İnkübatör, anne rahmini taklit eden özel bir cihazdır.) Bu değerlendirme aslında embriyonun tek bir anlık fotoğrafını çekmeye benzerdi; o anda görüntü iyiyse “iyi” der, kararımızı buna göre verirdik.

Oysa EmbryoScope gibi yeni nesil sistemler, içinde entegre kamera ve mikroskop bulunan hibrit cihazlardır. Embriyolarınız yaklaşık 5 gün boyunca inkübatörden hiç çıkarılmadan, her 10–20 dakikada bir görüntülenir. Elde edilen binlerce kare bir araya getirilerek embriyonun tüm gelişim sürecini gösteren bir video oluşturulur.

Böylece yalnızca tek bir ana bakmak yerine, embriyonun baştan sona nasıl geliştiğini izleyebilir; küçük ama kritik detayları kaçırmadan çok daha sağlıklı değerlendirmeler yapabiliriz.

Karşılaştırma: Geleneksel Yöntem vs. EmbryoScope

📊 GELENEKSEL İNKÜBATÖR vs EMBRYOSCOPE (TIME-LAPSE)
⚙️ Özellik 🔴 Geleneksel İnkübatör 🔵 EmbryoScope (Time-Lapse)
Gözlem Sıklığı Günde 1 kez (Statik) Sürekli (Dinamik Video)
Ortam Stabilitesi Kapak açılınca ısı/gaz değişir Kesintisiz, stabil "Mikro-Çevre"
Veri Miktarı 3-4 anlık görüntü Binlerce görüntü ve video verisi
Anormallik Tespiti Gözden kaçabilir "Direct Cleavage" gibi hatalar yakalanır

📋 Açıklamalar

🔴 Geleneksel İnkübatör

🔵 EmbryoScope (Time-Lapse)


Sonuç

Boyut Avantaj
Başarı Oranı EmbryoScope %20 daha yüksek gebelik oranı
Güvenlik Embriyo hiç strese maruz kalmıyor
Tanı Doğruluğu Yapay Zeka ile %93 doğrulukla analiz

---

🎯 Teklif

Eğer sizin de birden fazla embriyonuz varsa ve “Hangisini seçmeliyiz?” sorusu aklınıza geliyorsa, EmbryoScope bu kararı çok daha objektif, bilimsel ve güvenilir bir zemine oturtabilir.

Çünkü bu sistem, embriyoları yalnızca tek bir anlık görüntüye bakarak değil; günler boyunca nasıl geliştiklerini, ne zaman bölündüklerini ve bu süreci ne kadar sağlıklı sürdürdüklerini değerlendirir. Böylece seçim, sezgilere ya da tek bir fotoğrafa değil, embriyonun tüm gelişim hikâyesine dayanır.

Sonuç olarak EmbryoScope, “en güzel görünen” embriyoyu değil, gebelik potansiyeli en yüksek olan embriyoyu seçmemize yardımcı olur. Bu da hem başarı şansını artırır hem de gereksiz deneme yanılmaların önüne geçer.

💡 Dr. Aksoy’un Notu: Embriyolar da tıpkı bizler gibi biraz nazlıdır. Sürekli kapısı açılan, içeri soğuk hava giren bir odada kalmak istemezler. “Nasıl oldun?” diye her an kontrol edilmeyi sevmezler. EmbryoScope ise onlara tam anlamıyla 5 yıldızlı, sessiz, huzurlu ve kimsenin rahatsız etmediği bir otel odası konforu sunar.

Bu sayede embriyolar, en rahat oldukları koşullarda gelişir; biz de onları rahatsız etmeden, güvenle izleyebiliriz.


”Kapı Açma Etkisi” (Door Opening Effect)

Bilimsel olarak “kapı açma etkisi” dediğimiz önemli bir durum vardır. Klasik yöntemde embriyoları değerlendirmek için inkübatörden her çıkardığımızda, farkında olmadan onları bir dizi strese maruz bırakırız:

Bu küçük gibi görünen değişikliklerin telafisi sanıldığı kadar hızlı değildir. Bir embriyonun yeniden ideal sıcaklık ve dengeye ulaşması bazen 30 dakika, hatta birkaç saat alabilir. Bu süre zarfında oluşan stres, embriyonun bölünme hızını yavaşlatabilir ve bazı durumlarda DNA hasarı riskini artırabilir.

Time-lapse sistemlerde ise bu sorunların tamamı büyük ölçüde ortadan kalkar. Her hastanın embriyoları inkübatör içinde kendine ait ayrı bir odacıkta tutulur. Yan tarafta başka bir hastanın embriyosu kontrol edilirken, sizin embriyonuz hiçbir şekilde etkilenmez.

Kısacası amaç, embriyoyu ne kadar az rahatsız edersek, gelişimi için o kadar ideal bir ortam sunmaktır. Time-lapse teknolojisi de tam olarak bunu sağlar.


Yapay Zeka (AI) Embriyoyu Nasıl Seçiyor?

İnsan gözü gerçekten olağanüstüdür; ancak bir yere kadar. Bir embriyolog mikroskopa baktığında hücre sayısını, hücrelerin şeklini ve genel görünümü değerlendirebilir. Fakat Yapay Zeka sistemleri (örneğin iDAScore), bizim göremediğimiz çok daha derin katmanlara iner. Pikseller arasındaki doku farklarını (texture), embriyonun metabolik ipuçlarını ve binlerce mikroskobik veriyi aynı anda analiz eder.

2025 yılı itibarıyla laboratuvarımda aktif olarak kullandığımız yapay zekâ sistemleri şunları mümkün kılıyor:

1. Objektif puanlama Her embriyoya, tamamen veriye dayalı olarak 1.0 ile 9.9 arasında bir “tutunma olasılığı” puanı verir. Bu puan, kişisel yorumlardan bağımsızdır.

2. Geleceği öngörme (forecasting) Embriyo henüz 3. gündeyken, 5. güne ulaşıp sağlıklı bir blastokist olma ihtimalini yüksek doğrulukla tahmin edebilir.

3. Kişisel yargıyı ortadan kaldırma “Bence bu daha güzel görünüyor” yerine, “Verilere göre bu embriyonun gebelik şansı %65” diyebilmemizi sağlar. Böylece değerlendirme süreci standartlaşır ve daha güvenilir hale gelir.

Özetle yapay zekâ, embriyoloğun yerini almak için değil; onun kararlarını daha güçlü, daha objektif ve bilimsel verilerle desteklemek için devreye girer. Bu da doğru embriyoyu seçme şansımızı belirgin şekilde artırır.

”Yapay Zeka, embriyo seçimindeki ‘deneme-yanılma’ yöntemini, matematiksel bir kesinliğe dönüştürüyor.”


Morfokinetik: Embriyonun Matematiksel Dili

Time-lapse teknolojisi, bize embriyoların gelişimini yorumlamak için yepyeni bir dil kazandırdı: morfokinetik. Yani artık sadece embriyonun nasıl göründüğüne değil, ne zaman bölündüğüne de bakıyoruz. Bu zamanlamalar, embriyonun genetik sağlığı hakkında son derece değerli ipuçları verir.

İdeal bir embriyoda dikkat ettiğimiz bazı temel zamanlama kriterleri şunlardır (inseminasyon sonrası geçen saatlere göre değerlendirilir):


Döllenmeden sonra embriyonun yaklaşık 24–27. saatler arasında iki hücreli aşamaya ulaşmasını bekleriz. Bu sürenin belirgin şekilde uzaması, embriyo kalitesi açısından olumsuz bir işaret olabilir.


Hücreler bölünürken “kardeş hücrelerin” eş zamanlı hareket etmesi gerekir. Eğer hücrelerden biri bölünürken diğeri saatlerce bekliyorsa (yani s2 süresi uzunsa), bu durum kromozomal bir problem (anöploidi) ihtimalini akla getirir.


Normalde bir hücre ikiye bölünmelidir. Ancak bazen bir hücrenin doğrudan üç hücreye bölündüğünü görürüz. Geleneksel mikroskopla bakıldığında bu durum “hızlı gelişen, çok iyi bir embriyo” gibi algılanabilir. Oysa time-lapse kayıtları, bunun genetik olarak sağlıksız bir gelişim paterni olduğunu net şekilde gösterir. Bu nedenle bu tür embriyoları transfer etmeyiz.


Özetle, time-lapse teknolojisi sayesinde embriyoların yalnızca fotoğrafını değil, tüm gelişim hikâyesini okuyabiliyoruz. Bu da bizi “iyi görünüyor”dan alıp, “doğru zamanda, doğru şekilde gelişiyor” noktasına taşıyor.


Klinik Sonuçlar

Hastalarımın bana en sık yönelttiği soru şu oluyor: “Hocam, bu teknoloji gerçekten eve bebek götürme şansımı artırır mı?”

Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalar ve uluslararası otoritelerin verileri ışığında şunları net bir şekilde söyleyebilirim:

Gebelik oranları Geniş hasta gruplarını içeren çalışmalarda, time-lapse teknolojisi kullanılan vakalarda gebelik oranlarının %20’ye varan oranlarda arttığı gösterilmiştir. Bunun temel nedeni, embriyoların çok daha doğru ve objektif şekilde seçilebilmesidir.

Düşük oranları Morfokinetik değerlendirme sayesinde genetik açıdan sorunlu olma ihtimali yüksek embriyoları baştan eleyebiliyoruz. Bu da elde edilen klinik gebeliklerin düşükle sonuçlanma riskini azaltıyor.

Sürenin kısalması En doğru embriyoyu ilk denemede seçme ihtimalimiz arttığı için, gebeliğe ulaşma süresi (time to pregnancy) kısalıyor. Yani aylarca, bazen yıllarca süren deneme-yanılma döngüsü daha erken sona erebiliyor.

Ancak altını özellikle çizmek isterim: Time-lapse teknolojisi kötü bir yumurtayı iyiye çevirmez. Bir mucize değildir. Ama mevcut embriyolar arasından en sağlıklısını seçmemizi, onları en ideal koşullarda korumamızı ve şansı en doğru embriyoya vermemizi sağlar.

Doğru beklentiyle kullanıldığında, bu teknoloji tüp bebek tedavisinde önemli bir fark yaratabilir.


Sıkça Sorulan Sorular

EmbryoScope her hastaya uygulanabilir mi?

Evet, bu teknolojinin en belirgin faydasını, birden fazla embriyosu olan ve “Hangisini transfer etmeliyiz?” sorusunu sorduğumuz hastalarda görürüz. Çünkü time-lapse ve yapay zekâ desteği, bu seçim sürecini çok daha objektif ve bilimsel hale getirir.

Tek embriyosu olan hastalarda ise ortada bir “seçim” şansı olmasa bile, önemli bir başka avantaj devreye girer: Embriyonun inkübatörden hiç çıkarılmadan, stabil ve stressiz bir ortamda gelişmesini sağlamak. Yani embriyoyu daha iyi yapamasak bile, onu gereksiz dış etkenlerden koruyarak potansiyelini en iyi şekilde ortaya koymasına yardımcı oluruz.

Özetle; çok embriyosu olan hastada doğru embriyoyu seçmek, tek embriyosu olan hastada ise o tek embriyoyu en iyi koşullarda büyütmek asıl kazanımdır.

Bu işlem embriyoya zarar verir mi?

Hayır, tam tersine koruyucudur. Time-lapse sistemlerde kullanılan görüntüleme teknolojisi, embriyoya zarar vermeyecek şekilde özel olarak tasarlanmıştır. Kullanılan kırmızı LED ışık (635 nm) ve ileri optik sistemler sayesinde, embriyo fototoksisiteye maruz kalmadan görüntülenir.

Kısacası burada amaç, embriyoyu rahatsız etmeden izlemek. Ne yoğun ışık verilir ne de ısı artışı olur. Embriyo karanlık, stabil ve güvenli ortamında gelişmeye devam ederken biz sadece sessizce “pencereden bakarız”. Bu da hem embriyonun güvenliğini sağlar hem de gelişiminin en doğal hâliyle takip edilmesine imkân tanır.

PGT (Genetik Test) yerine geçer mi?

Şu an için kesin bir tanı koymaz. Time-lapse ve Yapay Zeka sistemleri embriyonun genetik yapısını tahmin edebilir; bazı çalışmalarda bu öngörünün doğruluğu %90–93 seviyelerine kadar çıkabilmektedir. Ancak bu, genetik tanı ile aynı şey değildir.

Yani yapay zekâ bize şunu söyler: “Bu embriyonun genetik olarak sağlıklı olma ihtimali yüksek/düşük.” Ama “Kesinlikle sağlıklıdır” ya da “kesinlikle sorunludur” demez.

Buna rağmen, non-invaziv (biyopsisiz) PGT alanındaki çalışmalar açısından bu teknoloji geleceğin en umut verici yaklaşımlarından biri olarak görülmektedir. Embriyoya dokunmadan, sadece gelişim dinamiklerini ve metabolik ipuçlarını analiz ederek genetik durum hakkında fikir verebilmek, tüp bebek alanında büyük bir devrim potansiyeli taşır.

Bugün geldiğimiz noktada ise en doğru yaklaşım şudur: Time-lapse ve yapay zekâ, PGT’nin alternatifi değil; tamamlayıcısıdır. PGT ile birlikte kullanıldığında embriyo seçimini daha isabetli hale getirir ve başarıyı maksimize etmeye yardımcı olur.

Özetle; bugün için “tahmin”, yarın için ise büyük ihtimalle “tanı” yolunda ilerleyen çok güçlü bir teknolojiden söz ediyoruz.


Son Söz

Yapay zekâ ve time-lapse teknolojileri, tüp bebek yolculuğunuzdaki en kritik kararlardan birini daha bilimsel, daha objektif ve daha güvenilir bir zemine taşır. Ancak şunu unutmamak gerekir: Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, bu sürecin merkezinde her zaman siz, sizin duygularınız, beklentileriniz ve bedeniniz yer alır.

Bizim görevimiz, en ileri bilimsel araçlarla şansınızı artırmak; sizin ihtiyacınız olan şey ise bu yolculukta kendinizi güvende, anlaşılmış ve desteklenmiş hissetmektir. İkisi bir araya geldiğinde, gerçek anlamda güçlü bir tedavi süreci ortaya çıkar.


Yayın Tarihi: 20 Ocak 2026

Bu makale Doç. Dr. Senai Aksoy tarafından, 2025 yılına ait güncel bilimsel raporlar ve 30 yıllık klinik tecrübe ışığında bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Her hasta benzersizdir. Tüp bebek sonuçları birçok faktöre göre değişiklik gösterir. Kişisel durumunuz için daima bir uzmana danışın.

Dr. Senai Aksoy

Yazar: Dr. Senai Aksoy

Otuz yılı aşkın süredir kadın hastalıkları, infertilite ve tüp bebek tedavileri alanında çalışan bir hekimim. Bu blogda, mesleki deneyimlerim ve bilimsel birikimimden süzülen bilgileri paylaşarak, çocuk sahibi olma yolunda ilerleyen çiftlere yol göstermeyi amaçlıyorum. Unutmayın, bu yolculukta yalnız değilsiniz.